Sorun bildir
Karar Ekle

Danıştay E: 1993/605 - K: 1995/547 Sorun bildir

Esas no: 1993/605

Karar no: 1995/547




Banner


E: 1993/605 - K: 1995/547

İÇTİHAT METNİ

ÖZET :

Karayolları trafik yönetmeliği`nin belediyelere; trafiği zorlaştırıcı her türlü engeli ortadan kaldırma görevini vermesinden dolayı, ilgili yönetmelikteki bazı maddelerin iptali istemini içeren davanın reddi gerektiği hakkında.

İstemin Özeti : 18.5.1991 günlü, 20875 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Yönetmeliğe Ek Madde ile Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Yönetmeliğin 1, 7 ve 8 inci maddelerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 26.5.1993 günlü, E: 1991/2257, K: 1993/2196 sayılı kararı davacı idare temyiz etmekte ve kararın, 1580 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin 10 uncu bendinde 3030 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ( A ) bölümünün ( C ) bendinde ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun belediye trafik birimlerinin görev ve yetkilerini belirleyen 10 uncu maddesinde yer alan hükümler dikkate alınmaksızın verilmiş bulunduğu ve bu haliyle usul ve kanuna aykırı olduğu iddialarıyla bozulmasını istemektedir.

Davalı İçişleri Bakanlığı Savunmasının Özeti: Davacının iddialarının Danıştay Sekizinci Dairesince, incelendiği ve yerinde görülmediği; ayrıca dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin hiçbirisinin İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49 uncu maddesinde öngörülen temyiz sebepleriyle ilgili bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi savunulmaktadır.

Davalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Savunmasının Özeti: Dava konusu yönetmelik hükümlerinin kanunlara uygun oldukları ve Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın bozulmasını gerektirecek herhangi bir hususun bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi S.T.`nin Düşüncesi: Temyiz dosyasının incelenmesinden, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı H.E.Ç.`nin Düşüncesi : Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 29.5.1986 gün ve 19121 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelikle değişik 16 ncı maddesinin ( 2 ) fıkrasında yer alan "Taşıt yollarında yayaların ve araçların hareketlerini zorlaştıran ve trafiği tehlikeye düşüren, motorlu araçlar dışındaki her türlü engeli ortadan kaldırmak,

Yaya yollarında, yayaların hareketlerini zorlaştıran veya tehlikeye düşüren her türlü engeli ortadan kaldırmak gerektiği takdirde bu yollara park eden motorlu ve motorsuz araçların kaldırılmasını sağlamak;" kuralı 18.5.1991 gün ve 20875 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelikle değiştirilerek "yaya ve taşıt yollarında ve araçların hareketlerini zorlaştıran ve trafiği tehlikeye düşüren motorlu araçlar dışındaki her türlü engeli ortadan kaldırmak" kuralı getirilmiştir.

Yani yaya ve taşıt yollarında yaya ve taşıtların hareketlerini engelleyen motorlu veya motorsuz araçların kaldırılması konusunda belediyelerin ilgili kuruluşlarına görev ve yetki tanıyan yönetmelik kuralı ortadan kaldırılmıştır.

1580 sayılı Belediye Yasasının belediyenin görevlerini belirleyen 15 inci maddesinin 10 uncu fıkrasında da "umuma ait yerlerde gelip geçmeye, nakliye vasıtalarının işlemesine engel olacak, geçenlere zarar veya rahatsızlık verecek veya kaza çıkaracak şeyleri kaldırmak" kuralı yer almaktadır. 2918 sayılı Yasanın 137 nci ve 138 inci maddeleri ile yürürlükten kaldırılmış olan 6085 sayılı Yasanın 76 ncı maddesinde 1580 sayılı Yasanın 15 inci maddesinin karayollarında gidip gelme güvenliğinin düzenlenmesi ile ilgili kuralı kaldırılmıştır. 6085 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile yayaların kaldırımlar üzerindeki yürüyüşleri de düzenlendiğinden bu kural kaldırımları da kapsar. 1580 sayılı Yasanın 15 inci maddesindeki umuma ait yer tanımı, karayollarına göre daha geniş kavram olduğundan bu madde ile maddeye yaya yolları ve kaldırımlarda dahil olarak karayolları dışında umumi yerlerde gelip geçmeye engel olacak şeyleri kaldırma anlamı gelmiştir. Yani bu kuralın olaya uygulanması olanaksızdır. Ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 7 nci maddesinin a bendinde "yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırtmak kuralı yer almasına karşın yasanın belediyelerin trafik birimlerinin görev ve yetkilerini belirleyen 10 uncu maddesinde de "Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliği sağlayacak durumda bulundurmak" denilmektedir. Maddenin devamında ayrıca bu yasa ile Emniyet Genel Müdürlüğünün trafik kuruluşlarına verilmiş olan denetim, yönetim ve düzenleme görevleri de İçişleri Bakanlığınca gerekli görülen yerleşim birimlerinde yönetmelikte tesbit edilen usul ve esaslara göre belediyelere devredilebilir" denilerek, belediyenin kuruluşlarına yetki devrine olanak da sağlanmıştır. Belediye sınırları içindeki trafik düzeni ve güvenliği sağlamak yönünden yasanın 7 nci maddesi ile 10 uncu maddesi arasında ilk bakışta görevli idareyi belirleme yönünden farklılık görülmektedir. 10 uncu maddenin 7 nci maddeye göre daha dar kapsamlı olması nedeniyle belediye sınırları içinde 10 uncu maddenin uygulanması asıldır.

Bu durumda belediyenin belediye sınırları içindeki yollarda yaya ve motorlu taşıtların hareketlerini önleyen motorlu taşıtlarda dahil her türlü engeli kaldırma yetkisi yeniden konulduğunda, bu yetkiyi açıkca belirten yönetmelik kuralının ortadan kaldırılması, yanlış anlamaya neden olabileceğinden isabetli görülmemektedir.

Yönetmeliğin 7 ve 8 inci maddesinde yer alan "özel tertibatlı bir araçla ( Kurtarıcı veya çekici ) çekilerek belli bir yerde muhafaza altına alınmak suretiyle bulundukları yerlerden kaldırılır kaldırmayı gerektiren yer ve hal sadece trafik düzeni bakımından sakıncalı ise, aracın hareketini önlemek ve sahibinin yetkililere başvurmasını sağlamak üzere, araç tekerleklerinden bir alet veya cihazla bağlanır.

Kurtarıcılarla çekmede, gerekli durumlarda lif kullanılır" kuralı 18.5.1991 gün ve 20875 sayılı Resmi gazetede yayınlanan yönetmeliğin 7 nci maddesi ile değiştirilerek madde "Yasak yerlerde park edilmiş araçlar özel tertibatlı bir araçla ( Kurtarıcı veya çekici ) çekilerek belli bir yerde muhafaza altına alınır.

Kurtarıcılarla, çekmede gerekli durumlarda lift kullanılır haline dönüştürülmüştür.

Sahibi bulunmayan bir taşıtın, sahibinin izni olmadan açılıp kullanılmasında, karşılaşılan sakıncaları nedeniyle maddenin 1 inci fıkrasının ortadan kaldırılmasında isabetsizlik yoktur.

Yine yaya veya taşıt yollarını engelleyen bir taşıtın bir alet veya cihaz ile bağlanmasına gelince, cihazın açılmasına kadar geçen sürede engel durumun sürmesi ve bu uygulamanın beklenen ölçüde caydırıcılık gücünün bulunmadığı belirlenmesi karşısında yararlı sonuçlarından çok olumsuz durumu nedeniyle bu uygulamadan vazgeçilmesini öngöen bu yönetmelik değişikliğinde de isabetsizlik görülmemiştir.

18.5.1981 gün ve 20875 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 8 inci maddesiyle Trafik Yönetmeliğinin 137 nci maddesinde yapılan değişikliklere gelince, kaldırma ve çekme işlemini yürüten yetkililerin yönetmeliğin 136 ncı maddesinde yapılan yönetmelikle çekme dışındaki yetkileri kaldırıldığından" görevlilerce, anahtar kullanılarak kapı ve pencereleri zorlanarak kapıları açılıp içine girilmek suretiyle yerlerinden kaldırılamaz kuralının gereği kalmadığından bu kuralın ortadan kaldırılmasında da isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kısmen kabulü ile daire kararının uyuşmazlığa konu yönetmeliğin 1 inci maddesi ile ilgili kısmının kaldırılarak bu maddenin iptalinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Türk Milleti Adına hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü:

KARAR :

18.5.1991 günlü, 20875 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Yönetmeliğe Ek Madde ile Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Yönetmeliğin 1, 7 ve 8 inci maddelerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 26.5.1993 günlü, E: 1991/2257, K: 1993/2196 sayılı kararı davacı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

16.6.1985 günlü 18786 M. Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin ( ı ) bendi ile belediye trafik birimlerine yaya ve taşıt yollarında, yayaların ve araçların hareketlerini zorlaştıran ve trafiği tehlikeye düşüren motorlu araçlar dışındaki her türlü engeli ortadan kaldırma görevi verilmiş iken; maddede 29.5.1986 günlü 19121 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik ile değişlik yapılmış, taşıt yollarında yayaların ve araçların hareketlerini zorlaştıran ve trafiği tehlikeye düşüren, motorlu araçlar dışındaki her türlü engeli kaldırmak ile yaya yollarında, yayaların hareketlerini zorlaştıran veya tehlikeye düşüren her türlü engeli ortadan kaldırmak, gerektiği takdirde bu yollara park eden motorlu ve motorsuz araçların kaldırılmasını sağlamak görevi belediye trafik birimlerine verilmiş ve bu şekilde taşıt ve yaya yolu ayrımına, gidilmek suretiyle taşıt yollarında motorlu araçlar dışındaki her türlü engeli kaldırmak, yaya yollarında ise her türlü engeli kaldırmak ve bu arada motorlu araçların da kaldırılmasını sağlamak konusunda belediye trafik birimlerine görev verilmiştir. Ancak daha sonra 1986 yılında getirilen bu düzenlemenin de uygulama süresi içerisinde sakıncalarının ortaya çıkmasının idarece saptanması üzerine bu kez dava konusu edilen 18.5.1991 günlü yönetmelik değişikliği ile anılan 16 ncı maddenin ikinci fıkrasının ( ı ) bendi yeniden düzenlenmiş ve 1986 yönetmelik değişikliği ile getirilen yaya ve taşıt yolu ayrımından vazgeçilerek 1985 deki ilk şekle dönülmek suretiyle, yaya ve taşıt yollarında yayaların ve araçların hareketlerini zorlaştıran ve trafiği tehlikeye düşüren motorlu araçlar dışındaki her türlü engeli ortadan kaldırmak görevi belediye trafik birimlerine verilmiştir.

Davacı idare, yapılan bu değişikliğin 1580, 3030 ve 2918 sayılı Kanunların, belediye trafik birimlerinin görevleri ile ilgili maddelerine aykırı olduğunu iddia etmekte ise de; temyiz edilen Danıştay Sekizinci Daire kararında da açıklandığı üzere, 1580 sayılı Kanunda yer alan karayolları trafiği ile ilgili hükümlerin, 6085 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, daha sonra 13.10.1983 günlü 2918 sayılı Kanunun 136 ncı maddesi ile de, 6085 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırıldığı; 3030 sayılı, Kanunun 6-A/C maddesinde, Büyükşehir belediyelerinin kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürüteceklerinin belirtilmesiyle yetinildiği; genel olarak karayollarında ve aksine bir kural olmadığı sürece karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olan yerlerde ygulanmak üzere yürürlüğe konulan 2918 sayılı Kanunun, trafik hizmetleri konusunda esas olarak Emniyet Genel Müdürlüğünün trafik kuruluşlarını görevli ve yetkili kılmış olmakla beraber, diğer bakanlık, kuruluş ve belediyelere de bazı görev ve yetkiler verdiği; 2918 sayılı Kanunun belediye trafik birimlerinin görev ve yetkileri ile ilgili 10 uncu maddesinde de diğer bazı görevlerin yanısıra, yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak ve karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak görev ve yetkisinin verildiği ancak bu yetkinin belediyelere, yaya yollarındaki motorlu araçları kaldırmak konusunda mutlak ve bağlayıcı nitelikte verilmiş bir yetki olmadığı, trafikle ilgili mevzuatın bütün olarak, incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda anlaşılmakta ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin dava konusu hükümlerinde Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuata aykırı bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir.

Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ( ı ) bendindeki düzenlemede yasalara aykırı bir durum saptanmadığından ve dolayısıyla bu maddenin uygulanması ile ilgili hükümler içeren 136 ve 137 nci maddeye 16 ncı maddeye paralel olarak değişiklikler getiren 7 ve 8 inci maddelerin de davacı belediye ile ilgili bir yönü kalmadığından; Danıştay Sekizinci Dairesince, bu durum dikkate alınarak, dava konusu yönetmeliğin 1, 7 ve 8 inci maddelerinin iptali istemli dava reddedilmiş bulunmaktadır.

SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle davacı idarenin temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar yerinde görülmediğinden ve Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddine ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 26.5.1993 günlü, E: 1991/2257, K: 1993/2196 sayılı kararının onanmasına 26.5.1993 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

blog comments powered by Disqus
Başa Dön