Sorun bildir
Karar Ekle

Yargıtay E: 2009/15-125 - K: 2009/221 Sorun bildir

Esas no: 2009/15

Karar no:




Banner


E: 2009/15-125 - K: 2009/221

İÇTİHAT METNİ

ÖZET :

Dava, sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil istemidir. Akit konusu taşınmaz müşterek mülkiyet hükümlerine tâbidir. Tapu kayıtları da sözleşmeden sonra akdin ifasına yönelik olarak devredilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 692.maddesi uyarınca müşterek bir mülkün kullanım amacının değiştirilmesi veya dava konusu olaydaki gibi bu taşınmazda inşaat yaptırmak işi aksi oybirliği ile kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların oybirliği ile verecekleri karara bağlıdır. Sözleşmenin feshi bakımından da paydaşların oybirliği şarttır. Dava, sözleşmeyi arsa sahibi sıfatıyla imzalayan H. mirasçıları tarafından açılmıştır. Davanın açılmasına diğer paydaş olan arsa sahibi S'nin muvafakati alınmamıştır. Bu nedenle mahkemece davacılara, açılan davaya karşı diğer hissedar S'nin muvafakatinin sağlanması bakımından mehil verilmesi, muvafakat alınamadığı takdirde S. aleyhinde dava açılıp bu davayla birleştirilmesi ve tüm deliller toplandıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerekir.

DAVA :

Taraflar arasındaki "sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 4.Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.09.2006 gün ve 2005/457 E.- 2006/421 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 28.03.2008 gün ve 2008/672 E.-1965 K. sayılı ilamı ile;

( ... Taraflar arasındaki uyuşmazlık 24.07.1997 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin 6 nolu parsel yönünden feshi ve davalıya devredilen tapu paylarının davacılar adına tesciline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamındaki tapu kayıtlarına göre dava konusu 6 nolu parselin evveliyatı davacıların murisi H.Keskinkılıç ile kardeşi S. Keskinkılıç adlarına kayıtlıdır. Davalıyla akdolunan sözleşme H.ve S. tarafından imzalanmıştır. Akit konusu taşınmaz müşterek mülkiyet hükümlerine tâbidir. Tapu kayıtları da sözleşmeden sonra akdin ifasına yönelik olarak devredilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 692.maddesi uyarınca müşterek bir mülkün kullanım amacının değiştirilmesi veya dava konusu olaydaki gibi bu taşınmazda inşaat yaptırmak işi aksi oybirliği ile kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların oybirliği ile verecekleri karara bağlıdır. Sözleşmenin feshi bakımından da paydaşların oybirliği şarttır. Dava, sözleşmeyi arsa sahibi sıfatıyla imzalayan H.mirasçıları tarafından açılmıştır. Davanın açılmasına diğer paydaş olan arsa sahibi S.'in muvafakati alınmamıştır. Bu nedenle mahkemece davacılara, açılan davaya karşı diğer hissedar S.'in muvafakatinin sağlanması bakımından mehil verilmesi, muvafakat alınamadığı takdirde S. aleyhinde dava açılıp bu davayla birleştirilmesi ve tüm deliller toplandıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR :

Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde birden fazla arsa sahibi varsa, feshin birlikte istenmesi zorunlu bulunmasına ( TMK. md. 692 ). 24.07.1997 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde arsa sahibi muris H.H.Keskinkılınç'dan başka, dava dışı kardeşi muris S. Keskinkılınç'ın da taraf olması nedeniyle, sözleşmenin feshi talebi yönünden açılan davaya S. mirasçılarının onaylarının alınması, bu mümkün olmadığı takdirde, S. mirasçıları aleyhinde dava açılıp, bu dava ile birleştirilmesi yönünden süre verilmesine ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekir. Bu itirbarla Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ :

Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'un 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 27.05.2009 gününde ikinci görüşmede oybirliği ile karar verildi.

Yorumlar

blog comments powered by Disqus
Başa Dön