Sorun bildir
Karar Ekle

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2002/10-895 - K:2002/838 Sorun bildir

Esas no: 2002/10

Karar no:

Tarih: 23.10.2002




Banner


E:2002/10-895 - K:2002/838

  • RÜCUAN ALACAK ( İş Kazası Sonucu Malüliyet Nedeniyle Kurumca Uğranılan Zararın Tazmini Talebi )
  • MADDİ TAZMİNAT ( İş Kazası Nedeniyle Uğranılan Zararların Tazmini Talebi )
  • BİRLEŞTİRME KARARI ( İş Kazasına Uğrayan ile Sosyal Sigortalar Kurumunun Davalı İşveren Aleyhine Açtığı Tazminat Davalarının Birleştirilmesi )
  • KARAR DÜZELTME ( İş Mahkemelerince Verilen Kararlara ve Buna Bağlı Yargıtay İlamına Karşı Karar Düzeltme Yolunun Kapalı Olması )
  • HAKSIZ FİİL NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI ( Davanın Olay Tarihinden İtibaren En Çok On Yıl İçerisinde Açılmasının Gerekmesi )
  • DAVA AÇMA SÜRESİ ( Haksız Fiil Nedeniyle Tazminat Davasının Olay Tarihinden İtibaren En Çok On Yıl İçerisinde Açılmasının Gerekmesi )
  • ZAMANAŞIMI ( Haksız Fiil Nedeniyle Tazminat Davasının Olay Tarihinden İtibaren En Çok On Yıl İçerisinde Açılmasının Gerekmesi )
  • MADDİ HATA ( İŞ Mahkemeleri Kararına Karşı Yargıtayca Verilen İlamlarda Açık Maddi Hata Olması Durumunda Karar Düzeltme Yoluna Gidilerek Dosyanın Yeniden İncelenmesinin Mümkün Olması )

ÖZET :

İş mahkemelerince verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak, Yargıtay onama ve bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunması hallerinde dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayanılarak verilmiş olanonama ve bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır.Haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davalar olay tarihinden itibaren en çok on yıl içinde açılmalıdır. Aksi halde dava zamanaşımına uğramış olur.Maddi gerçek her zaman Adli gerçekten önce gelir. Sözlü yargılama usulünde ve bu usule tabi iş mahkemelerinde ilk celseye kadar zamanaşımı definde bulunulabilir.

DAVA :

Taraflar arasındaki"rücuan alacak ve maddi tazminat" davalarından dolayıyapılan yargılama sonunda; Uzunköprü Asliye Hukuk ( İş ) Mahkemesince davanın kısmen kabulünedair verilen 13.12.2000 gün ve 1998/66 E- 2000/598 K. sayılıkararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesiüzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 22.01.2002 gün ve2001/9368-2002/3 sayılı ilamı ile; ( ...DavalılarH.D... ve Ş.S... vekili Avukat S.D...ile, davalı B... Madencilik Kollektif Şirketi vekili AvukatSerpil A... tarafından gönderilen dilekçelerde, davacıA.T...'nun 02.10.2000 tarihinde açmış olduğu 2000/451esas sayılı tazminat davasının işbu davadosyası ile birleştirildiği, anılan dava dosyasınınilk celsesinden önce zamanaşımı savunmasındabulundukları halde mahkemece, zamanaşımı savunmasınındikkate alınmadığı gibi, 10. Hukuk Dairesince verilenonama kararında, zamanaşımı savunmasınındaha önce verilen iki bozma kararında reddedilmek suretiyle çözümlenmişolduğunun belirtildiği, oysa zamanaşımı savunmasındabulundukları ek davanın, bozma kararından sonra açıldığıve ek dava hakkında ilk defa ana dosya ile birlikte karar verildiği,ek davanın bozma görmediği, onama kararınınmaddi yanılgıya dayanılarak verilmiş olduğuöne sürülmüş, maddi yanılgı sonucuverilen onama kararının kaldırılmasıylabirlikte hükmün, istemleri doğrultusunda bozulmasınakarar verilmesi istenmiştir.

Kurumca açılanrücu davaları ile, davacı A.T... tarafındanaçılan tazminat davalarının birleştirildiğive yargılamanın tek dosya üzerinden yürütülerekkarar verildiği görülmektedir.

Gerçekten, mahkemece verileniki ayrı karar Dairemizce iki defa bozulmuş, ikinci bozma kararındansonra, davacı A.T..., 02.10.2000 tarihinde üçüncüek tazminat davasını açmıştır. 2000/451Esas sayılı üçüncü ek tazminat davasıiş bu dosya ile birleştirilmiş ve hakkında ilk defakarar verilmiş olduğundan daha önce Yargıtayda bozmagören bir dava değildir. Hal böyle iken verilen onama kararında,"Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikledaha önce verilen iki bozma kararında zamanaşımınıngerçekleşmiş olduğunun belirlenmesine göre yerindegörülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyleusul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına..."denmektedir. Gerçekten, temyiz isteminde bulunan davalılarıniddia ettikleri gibi, son olarak açılan 2000/451 Esas sayılıdava ile ilgili olarak verilen karar bozmadan geçen bir karar değildir.Böyle olunca da, açılan dava bakımındanzamanaşımı savunmasının bozma kararıile reddedildiğini belirten gerekçeli onama kararınınmaddi yanılgıya dayandığı açık seçikortadadır. O nedenle Dairemizce verilen onama kararınınyeniden gözden geçirilmesine gerek duyulmuştur.

Maddi yanılgıyadayanılarak verilmiş olan onama ve bozma kararlarınınkarşı taraf lehine sonuç doğurmayacağı

Dairemizin yerleşmiş ve oturmuş görüşlerindendir.İş mahkemelerince verilen kararlara karşı karardüzeltme yolunun kapalı oluşu, Dairenin, belirtilen doğrultudagörüş oluşturmasına etkili olduğu açıktır.Maddi yanılgıya dayanan yargı kararlarıyla hatalıbiçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters gelenbir olgudur. Öbüryandan, maddi gerçek her zaman adli gerçekten önce gelir.

Yapılanbu açıklamaların ışığında,talepte bulunan davalıların, birleştirilen 2000/451 Esassayılı dava hakkındaki zamanaşımısavunmalarının irdelenmesi gerekmektedir. Anılan budosyada, davalı H.D...'a dava dilekçesiyle duruşmagününün tebliği üzerine vekili Avukat SeçilD...'ın ilk duruşma gününden önce 13.11.2000tarihli dilekçe ile zamanaşımı definde bulunduğugörülmektedir.

Sözlü Yargılamausulünde ilk celseye kadar zamanaşımı definde bulunabileceğindenH.D... vekilinin zamanaşımı defi süresinde yapılmışsayılır. İş kazası, 09.07.1987 tarihindemeydana geldiğine, işbu ek dava, 02.10.2000 tarihinde açıldığınave olay tarihinden dava tarihine kadar on yıldan fazla süre geçtiğinegöre üçüncü olarak açılan 2000/451sayılı ek dava, zamanaşımına uğramışbulunmaktadır. Zira, Borçlar Kanunu'nun 60. maddesine göre,haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davalarolay tarihinden itibaren en çok on yıl içinde açılmasıgerekir. Aksi takdirde dava zaman aşımına uğramışolur. O nedenle, iş bu dosya ile birleştirilen 2000/451 Esassayılı davanın, davalı H.D... yönündenzamanaşımı nedeniyle reddedilmemiş olmasıisabetsizdir. Her ne kadar önceki kısmi davalar on yıllıkzaman aşımı süresi içinde açılmışise de, önceden açılan kısmi dava, fazlaya dairsaklı tutulan dava yönünden işleyen zamanaşımınıkesmez.

O nedenle, daha önce ekdavaların açılmış olması, üçüncüolarak açılan ek dava hakkında işleyen zaman aşımınıkesmez.

Davalı B... MadencilikKollektif Şirketinin zamanaşımı savunmasınagelince, bu davalıya dava dilekçesiyle duruşma günü30.10.2000 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın,ilk duruşmaya gelmediği gibi yazılı olarak da zamanaşımısavunmasında bulunmamıştır. Anılan davalınınsüresinde zamanaşımı definde bulunmadığıanlaşıldığına göre mahkemece, hakkındakidavanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmemişolması doğrudur.

Davalı ŞükrüS...'in zaman aşımı savunmasının irdelenmesinegelince, maddi yanılgıya esas alınan 2000/451 Esas sayılıdava dosyasında bu davalıya davetiye çıkarılmışolmasına karşın,'davetiye parçasınındönmediği ve bu davalının duruşmaya gelmediği,yazılı olarak da zaman aşımı savunmasındabulunmadığı anlaşılmaktadır. Keza,anılan ana dosya ile birleştirilmesine karşın,ana dosyanın yargılama sürecinde bu davalıya davetiyegönderilerek duruşma günü haber verilmemek suretiylesavunma hakkı kısıtlanmıştır. DavalıŞ.S... yönünden üzerinde durulmasıgereken en önemli sorun, dava dilekçesinin kendisine tebliğedilip edilmediğidir. Şayet dava dilekçesi tebliğ edilmişse,süresinde zaman aşımı savunmasında bulunulmadığındanhakkındaki dava zaman aşımı nedeniyle reddedilemez.Bu davalı hakkında mahkemece yapılacak iş, 02.10.2000tarihinde açılan 2000/451 Esas sayılı davacıyaait dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilip edilmediğiniPTT idaresinden sormak, şayet yöntemince tebliğ edildiğianlaşıldığı takdirde, zamanaşımısavunmasına itibar etmemek, yöntemince tebliğ edilmediğitesbit edildiği takdirde dava dilekçesini kendisine tebliğetmek ve savunmasının alınmasından sonra sonucunagöre karar vermekten ibarettir.

Açıklanan bu maddive hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılışekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozmanedenidir.

O halde davalılar ŞükrüS... ile H.D...'ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarıkabul edilmeli hüküm bozulmalıdır... ) gerekçesiylebozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılamasonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HukukGenel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresindetemyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlarokunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR :

Somutolayda, 08.07.1987 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucusürekli iş göremez hale gelen sigortalı A.T...'yabağlanan gelir nedeniyle uğranılan kurum zararınınrücuan ödetilmesi için Sosyal Sigortalar Kurumu tarafındandavalılar aleyhine, 23.09.1991 tarihinde açılan rücudavası ile aynı kaza nedeniyle kazalı sigortalıA.T...'nun davalılar aleyhine, 08.06.1992 tarihinde açtığımaddi ve manevi tazminat davası birleştirilerek yapılanyargılama sonucu verilen karar Özel Daire'ce, 25.04.1995 ve 04.11.1997tarihlerinde iki kez esastan bozulmuştur.

Davacı A.Tapu, 06.11.1996tarihinde 3 milyar lira maddi tazminatın ödetilmesi içinikinci tazminat davasını ve davacı Sosyal SigortalarKurumu, 12.06.1997 tarihinde gelirlerde meydana gelen artışlarınödetilmesi için ikinci rücu davasını açmışve bu davalar da bozmadan sonra 98/85 Esas sayısınıalan dosya ile birleştirilmiştir.

Yargılama devam ederkendavacı A.T..., bilirkişi raporunda karşılanmamışzararının 51.087.054.637 TL. olarak belirlendiğini ilerisürerek davalılar aleyhine, 02.10.2000 tarihinde 2000/451 Esassayılı dosya ile karşılanmamış zararınınödetilmesi için üçüncü kez ek dava açmıştır.Bu ek dava dilekçesi davalılardan H.D...'a 27.10.2000 tarihinde,Ş.S...'e, 08.11.2000 tarihinde bizzat, B... MadencilikKoll.Şti.'ye 30.10.2000 tarihinde tebliğ edilmiş, davalıİ.Ö...'a ise tebliğ edilmemiştir. DavalıH.D... vekili süresinde bu ek dava için zamanaşımısavunmasında bulunmuştur. 2000/451 Esas sayılıek dava 22.11.2000 tarihinde eldeki 98/66 Esas sayılı asıldava ile birleştirilmiş, mahkeme 13.12.2000 tarihli kararıile Sosyal Sigortalar Kurumunun açtığı iki adetrücu davası ile A.T...'nun açtığıüç adet tazminat davasını kabul etmiş, davalıH.D... vekilinin zamanaşımı itirazı hakkındaolumlu, olumsuz bir karar vermemiştir.

Mahkemenin, davaların kabulünedair verdiği kararı, davalılardan H.D... ve ŞükrüS...'in zamanaşımından ve esastan temyiz etmeleri üzerineYüksek Özel Daire, 25.06.2001 gün, 2001/3361 Esas, 2001/5004sayılı kararı ile "dosyadaki yazılara, kararınbozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasınave özellikle daha önce verilen iki bozma kararında zamanaşımınıngerçekleşmemiş olduğunun belirlenmesine göreyerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarınınreddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA" kararvermiştir.

Davalılar H.D..., ŞükrüS... ve B... Madencilik Koll.Şti. vekillerinin "2000/451 Esassayılı EK DAVANIN daha önceki iki bozma aşamasındahenüz açılmamış olduğu diğer dosyalardazamanaşımı söz konusu olmadığındanitiraz edilmediğini ancak 2000/451 sayılı ek davanın10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiktensonra 02.10.2000 tarihinde açıldığını,Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin onama kararında maddi hata yapıldığınıbelirterek maddi hatanın düzeltilmesini" istemeleri üzerineYüksek Özel Daire yukarıda açıklanan nedenlekararı bozmuş, mahkemece, İş Mahkemesi kararlarıyönünden Yargıtay'ca verilen onama veya bozma kararlarınakarsı karar düzeltme yoluna gidilemiyeceği" gerekçesiyleönceki kararda direnilmiştir.

Davalılardan H.D...ve Ş.S... vekilinin direnme kararını temyizetmesi üzerine dosyayı inceleyen Y....., davalılardanİ.Ö...'a 2000/451 Esas sayılı ek dava dilekçesininve direnme kararının tebliğ edilmediğini, 98/66 Esas,2000/598 Karar sayılı kararının ise usulüneuygun tebliğ edilmediğini belirterek dosyayı mahalline geriçevirmiş ve tebligatlar tamamlandıktan sonra davalılardanİ.Ö.... vekili de kararı temyiz etmiştir.

Gerçekten, İşMahkemeleri Kanun'unun 8/3.maddesi uyarınca İş Mahkemelerinceverilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamınakarşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ne varki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında açıkçamaddi hatanın bulunması hallerinde dosyanın yenidenincelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıyadayanılarak verilmiş olan onama ve bozma kararlan ile hatalı biçimde hak sahibi olmak evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğündenkarşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır.

Yukarıda belirtildiğigibi, 2000/451 Esas sayılı ek dava 02.10.2000 tarihinde 10yıllık zamanaşımı süresi dolduktanve bozma kararlarından sonra açıldığıgibi Özel Daire'nin 25.04.1995 ve 04.11.1997 tarihlerindeki bozma kararlarındabu dosya için verilmiş bir bozma karan da bulunmamaktadır.

Bunedenle 10.Hukuk Dairesinin 26.06.2001 gün 2001/ 3361 Esas, 2001/5004Karar sayılı onama kararındaki "ve özellikledaha önce verilen iki bozma kararında zamanaşımınıngerçekleşmemiş olduğunun belirlenmesine göre"şeklindeki saptama bozma kararlarından sonra açılan 2000/451Esas sayılı ek dava için maddi hata oluşturduğundandavalıların 2000/451 Esas sayılı ek dava hakkındakizamanaşımı savunmaları irdelenmelidir.

İş kazası,09.07.1987 tarihinde meydana gelmiş olup ek dava 02.10,2000 tarihinde10 yıldan fazla süre geçtikten sonra açılmıştır.Borçlar Kanununun 60.maddesine göre haksız fiilden kaynaklanantazminat istemine ilişkin davalar olay tarihinden itibaren en çokon yıl içinde açılmalıdır. Aksihalde dava zamanaşımına uğramış olur.Bu durumda;

1-HamitD... yönünden; H.D... vekili ek dava için süresindezamanaşımı definde bulunduğundan 2000/451 Esas sayılıek davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirkenönceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundanH.D... yönünden verilen direnme kararı bozulmalıdır.

2-Ş.S... yönünden;Özel Daire, 2000/451 Esas sayılı ek dava dilekçesinindavalıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmasıve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinerek kararıbozmuş ise de; yapılan incelemede davalı ŞükrüS...'e 2000/451 Esas sayılı ek dava dilekçesinin 08.11.2000tarihinde bizzat tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasınındosyada bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle,mahkemenin bu yöne değinen direnmesi yerindedir. Ne var ki, zamanaşımınailişkin temyiz itirazı incelenmediğinden dosya ÖzelDaire'ye gönderilmelidir.

3-İ.Ö...yönünden: Hukuk Genel Kurulu'nun geri çevirme kararıüzerine bu davalıya usulüne uygun tebligatlar yapılmışve bu davalı kararı temyiz etmiştir. Bu nedenle, davalınıntemyiz itirazları daha önce incelenmediğinden, dosya ÖzelDaire'ye gönderilmelidir.

SONUÇ :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1 )-1 numaralı bentte yazılınedenle davalı H.D... vekilinin temyiz itirazınınkabulü ile direnme kararının bu davalı yönündenÖzel Daire bozma kararında gösterilen nedenle H.U.M.K.nun429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcınıngeri verilmesine,

2 )-2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı Ş.S... yönünden verilen direnme kararı yerinde ise de, zamanaşamısavunmasına ilişkin temyiz itirazının incelenmesiiçin,

3 )-3 numaralı bentte açıklanannedenle, davalı İ.Ö... vekilinin ilk kez yaptığı temyiz itirazlarınınincelenmesi için, dosyanın 10.HUKUK DAİRESİ'negönderilmesine, 23.10.2002 gününde oybirliği ile kararverildi.

Yorumlar

blog comments powered by Disqus
Başa Dön