Sorun bildir
Karar Ekle

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2000/18-1125 - K:2000/1142 Sorun bildir

Esas no: 2000/18

Karar no:

Tarih: 20.09.2000




Banner


E:2000/18-1125 - K:2000/1142

  • BİRDEN FAZLA KARAR DÜZELTME TALEBİ ( Aynı İlam H.nda Mümkün Olmaması )
  • GENEL KURULUN USULE VE ESASA İLİŞKİN VERDİĞİ BOZMA KARARI ( Aynı İlamla Verilmemişse Birden Fazla Karar Düzeltme Talebinin Yokluğu )
  • MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİ ( Her Zaman Düzeltilebilmesinin Hukukun Genel Prensiplerinden Olması )
  • AYNI İLAM H.NDA BİRDEN FAZLA KARAR DÜZELTME TALEBİ ( Mümkün Olmaması-Usule ve Esasa İlişkin Verilen Kararlar Aynı İlamla Verilmemişse )
  • MÜLKİYETİN DEVRİ DAVASI ( Aynı İlam Aleyhine Bir Defadan Fazla Karar Düzeltme Yoluna Gidilememesi )
  • KARAR DÜZELTME ( Aynı İlam Aleyhine Bir Defadan Fazla Karar Düzeltme Yoluna Gidilememesi )
  • AYNI İLAM H.NDA KARAR DÜZELTME TALEBİ ( Her İlam H.nda Ancak Bir Defa Karar Düzeltme Yoluna Gidilebilmesi )
  • MADDİ HATA ( Aynı İlamlar Arasında Maddi Hatadan Kaynaklanan Durumlarda Karar Düzeltme Yoluna Her Zaman Gidilebilmesi )

ÖZET :

Hukuk genel kurulunun usule ilişkin kararı ile esastanverdiği bozma kararı aynı olmadığından, karar düzeltme talebi esastan incelenmelidir.

DAVA :

Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla;Samsun İkinci Sulh Hukuk Mahkemesi`nden verilen 23.6.1999 gün ve 1999/379 E-579 K. sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`ndançıkan 26.1.2000 gün, 1999/18-1052 Esas, 2000/10 Karar sayılı ilamın, karardüzeltilmesi yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından verilen dilekçeile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu`nca dilekçe, düzeltilmesi istenenilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR :

Öncelikle davacılar vekilinin başvurusunun HUMK.nun 442/1.maddesinde yasaklanan aynı ilam aleyhine yapılan ikinci karar düzeltme istemiolup olmadığı konusu ön sorun olarak incelenmiştir.

Dava, Kat Mülkiyeti Kanununun 25. maddesine dayanan mülkiyetin devriistemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm Özel Dairece karar düzeltmeaşamasında oyçokluğu ile bozulmuş ve mahkeme önceki kararında direnmiştir.

Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Hukuk GenelKurulu 22.9.1999 gün ve 1999/18-686-588 sayılı bozma kararından sonra icratakip dosyaları getirtilmek suretiyle verilen kararın usul hükümlerine uygunbir direnme kararı değil bozma ilamından esinlenen yeni bir karar olduğugerekçesiyle işin esasını incelemeden dosyanın Özel Dairesine gönderilmesinekarar vermiştir.

Taraf vekillerinin karar düzeltme istemi üzerine Hukuk Genel Kurulu bu kez,getirtilmesi için ara kararı verilen icra dosyalarının daha önce dosyaarasında bulunduğu gerekçesiyle karar düzeltme istemlerinin kabulüne kararvererek, işin esasını incelemiş ve direnme kararını Özel Daire bozma ilamındaaçıklanan nedenlerle oyçokluğu ile bozmuştur.

İncelenmekte olan karar düzeltme istemi ise, davacılar vekili tarafındansözü edilen esastan bozmaya ilişkin Hukuk Genel Kurulu`na karşı yapılmıştır.

HUMK.nun 442/1. maddesi hükmünce "aynı ilam aleyhine bir defadan ziyadetashihi karar talebi mesmu olmadığı gibi tashihi karar arzuhalinin reddineveya kabulü ile kararı sabıkın tadiline sudur eden hükümlere karşı dahitashihi karar caiz değildir." Şu durum karşısında; çözümlenmesi gereken sorundavacılar vekilinin karar düzeltme isteminin usulün 442/1. maddesi hükmündeyasaklandığı biçimde aynı ilam hakkında birden fazla karar düzeltme talebisayılıp sayılmayacağının tesbitinde toplanmaktadır.

İ.belirtelim ki, 442. madde bir davada birden fazla karar düzeltmeistemini değil, aynı ilam hakkında birden fazla karar düzeltilmesi istemininkabulünü yasaklamıştır.

HUMK.nun 442/1. maddesi aynı ilam aleyhine bir defadan fazla karar düzeltmeisteminin kabul olunamayacağını hükme bağladıktan sonra karar düzeltmedilekçesinin reddine veya kabulü ile önceki kararın değiştirilmesine dairverilen hükümlere karşı dahi karar düzeltme isteminin caiz olmayacağınıöngörmüştür. Buradaki düzenleme üç hale ilişkin bulunmaktadır. Şöyle ki,442/1. maddenin ilk hükmüne göre "aynı ilam aleyhine birden fazla..."sözlerinde ifade olunduğu üzere, karar düzeltme istemi incelenerek yerindegörülmemesi nedeni ile red edilmesi halinde artık yeniden bir karar düzeltmeistemi kabul olunmayacaktır. Fıkranın 2. hükmüne göre, karar düzeltmedilekçesinin reddine ilişkin ilam hakkında, yani istemin esası incelenmedendilekçenin süre yönünden reddine ilişkin ilamlar hakkında da karar düzeltmeisteminde bulunamayacaktır. Ancak maddi hataların her zamandüzeltilebileceğine ilişkin hukukun genel prensibinin saklı olduğu doğaldır.Aynı fıkranın üçüncü hükmüne göre ise, karar düzeltme isteminin kabulü ileönceki kararın değiştirilmesine ilişkin karar hakkında da karar düzeltmeisteminde bulunulamaz. Olayımızda ise Hukuk Genel Kurulu davayı esastanincelemeden ortada bir direnme kararı olmayıp, Özel Daireye gönderilmesinekarar vermiştir. Daha sonra taraf vekillerinin karar düzeltme istemi üzerineyerel mahkemenin direnme kararını esastan bozmuştur. Hal böyle olunca HukukGenel Kurulu`nun az yukarıda açıklanan sürede verdiği usule ilişkin kararıile, esastan verdiği bozma kararının aynı ilam olmadığı açıktır. O nedenleHUMK.nun 442/1. maddesinde yasaklanan "aynı ilam" olarak kabul edilemez. Şudurum karşısında karar düzeltme talebi esastan incelenmelidir. Az yukarıdaaçıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesigerektiğine oyçokluğu ile karar verilmiş ve işin esasının incelenmesinegeçilmiştir.

Düzeltilmesi istenen Hukuk Genel Kurulu ilamında gösterilen gerektiricinedenlere göre, HUMK.nun 440. maddesinde yazılı sebeplerden hiç birisinedayanmayan ve yerinde olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, 20.9.2000gününde oyçokluğu ile karar verildi.

ÖN SORUNA İLİŞKİN KARŞI OY YAZISI:

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 25. maddesine dayalı mülkiyet devri istemine ilişkin davada:

Yerel Mahkemece; davanın kabulü yolundaki kararın Yüksek 18. Hukuk Dairesi'nce bozulması üzerine direnme hükmü kurmuştur.

Direnme kararının temyizi nedeniyle dosya önüne gelen Hukuk Genel Kurulu; 22.9.1999 gün ve 1999/18-686-588 sayılı kararıyla Yerel Mahkemenin, Özel Dairenin bozmasından sonra icra takibi dosyalarının getirtilmesi suretiyle verdiği kararın, usul hükümlerine uygun bir direnme kararı değil, bozma ilamından esinlenen yeni bir karar olduğu gerekçesiyle işin esasını incelemeden dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.

Taraflarca Hukuk Genel Kurulu'nun bu kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunulmuş ve Hukuk Genel Kurulu bu kez, getirtilmesi için ara kararı verilen icra dosyalarının daha önce dosya arasına bulunduğu gerekçesiyle karar düzeltme istemlerini kabulüne karar vererek, işin esasını incelemiş ve direnme kararını Özel Daire bozma ilamında açıklanan nedenlerle ve oyçokluğu ile bozmuştur.

Bu kez davacılar vekili Hukuk Genel Kurulu'nun bu karar düzeltmedeki bozmasına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

İşte Hukuk Genel Kurulu'nda öncelikle bir "ön sorun" olarak bu ikinci karar düzeltme isteminin HUMK'nun 442/1. maddesi hükmü karşısında incelenip incelenmeyeceği ele alınmıştır. Bir başka anlatımla, bu istemin ikinci bir karar düzeltme talebi niteliğinde olup olmadığı tartışmaya açılmış ve Yüksek Kurulun çoğunluğu Hukuk Genel Kurulumuzun bu konudaki 2.11.1962 gün ve 2/152 E, 62 K. sayılı olup istemin incelenmesine olanak görmeyen 3.12.1975 gün ve 1974/1-838-1558 sayılı olup, bunu olurlu gören iki farklı kararından ikincisine itibar ile ikinci karar düzeltme isteminin incelenebileceğini kabul ederek işin esasına girilmesini öngörmüştür

HUMK'nunda kabul edilen karar düzeltme yolu Türk usul yargısına özgü bir kurumdur ve bu somut sorun çözümlenirken de bu özelliği bilhassa gözönünde tutulmalıdır.

Hukuk Genel Kurulu, bu sorun önüne ilk kez geldiğinde 21.11.1962 gün ve 2/152 E-62 K. sayılı oybirliğiyle aldığı kararı ile "... Hukuk Yargılamaları Usulü Kanununun 438/10, 440, 441 ve 442. maddeleri uyarınca düzeltme isteğinin dairesince ret veya kabulünden sonra bu ilam sebebiyle ikinci bir düzeltme isteğinde bulunulamaz, dairesine veya başka bir yere de bu sebeple başvurulamaz; dilekçenin reddi gerekir." Diyerek konuyu o gün için açık bir şekilde çözümlenmiş; 19.11.1976 gün 1976/1-1919-2945 sayılı kararında da; "Usulün 442. maddesinde mutlak olarak ilamdan söz edilmiş olup, muhtevasına herhangi bir atıf yapılmamıştır. Onun için Yargıtay kararı ise uyuşmazlığın esasına isterse yetki görev gibi konulara ilişkin olsun herhalde Yargıtay ilamı hakkında bir defa karar düzeltme isteğinde bulunabilir. Aksi halde kanun yoluna başvurmanın sonu gelmez. Şöyleki; bir konuda görev, yetki, derdestlik, husumet, zamanaşımı ve nihayet esas hakkında olmak üzere taraflara 6 defa karar düzeltme isteğinde bulunmak hakkı verilmiş olur ki, bunu olumlu karşılamak mümkün değildir".

Olağanüstü ve ana kurala ayrık hükümlerin dar yorumlanması asıldır. Az önce belirtildiği gibi kanun koyucu da bu eğilimdedir. Öte yandan, eğer usulün 442. maddesi Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin kabul ettiği gibi hükmün esasının incelenmesi suretiyle verilen kararlarla ilgili olsa idi, bu hükme paralel bulunan 521 sayılı Danıştay Kanununun 1740 sayılı kanunla değişen 98. maddesinde ayrı hüküm öngörülmezdi. Bu da gösteriyor ki usulün 442 maddesi, sanıldığının tersine, ilamın muhtevası ile ilgili olmayıp doğrudan doğruya ilamın kendisini hedef tutmaktadır. Yani ilk karar neye ilişkin olursa olsun, Yargıtay ilamı hakkında ancak bir defa karar düzeltme yoluna başvurulabilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.11.1962 günlü 2/152-62 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Bilim alanında aksine bir görüşe rastlanmamıştır.

"Az önce açıklandığı gibi, olağanüstü kanun yollarının daraltılmasına kural olup, kanun koyucu da 1711 ve 5521 sayılı kanunlarla kısıtlama yolunu seçmiş iken genişletici bir yorum ile 442. maddeyi amacından saptırmak uygun bir düşünce biçimi sayılamaz. Öyle ise Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 442. maddeye verdiği anlam doğru değildir. Gerçekten bir ilam hakkında bir kez karar düzeltme yoluna başvurulabilir." Diyerek bu görüşü tekrarlamış ve ayrıca usulü bir gerekçeye de kavuşturmuştur.

İşte bu güçlü gerekçeyi benimsemiş bulunduğumuz için sayın çoğunluğun ön sorun konusundaki görüşüne katılamıyoruz ve ilk karar neye ilişkin olursa olsun Yargıtay ilamı hakkında ancak bir kez karar düzeltme istenebilir ilkesi uyarınca, davacı tarafın karar düzeltmeye yönelik ikinci isteminin incelenmeyeceğinden dilekçenin reddine karar verilmesi gerektiğini kabul ediyoruz.

14.Hukuk Dairesi Üyesi
M.H.SURLU

18. Hukuk Dairesi Üyesi
İ. N.E.

20. Hukuk Dairesi Üyesi
O. Şansal ERKAN

Yorumlar

blog comments powered by Disqus
Başa Dön